Bilim »

[23 Ağustos 2010 | Yorum yok | 150 gösterim

Uzayda biyolojik robotlarDünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması (Seti) projesinde yer alan üst düzey bir gökbilimci, dünya dışı varlıkların izini süren insanların beklenenin çok dışında bir ihtimali de göz önünde bulundurmaları gerektiğini belirtti.

Seti projesinde yer alan gökbilimci Seth Shostak, insanların uzayda “bilince ve duygulara sahip makinelere” rastlayabileceğini belirtti.

SETI, uzayda Dünya benzeri gezegenlerden gelecek radyo sinyallerini yakalamayı amaçlayan bir proje. Ancak Shostak, uzaylıların radyo teknolojisini çoktan aşarak, yapay zeka teknolojisine geçmiş olabileceğini öne sürdü.

Shostak, Acta Astronautica isimli dergideki akamedik yazısında, uzayda “biyolojik” yaşama rastlamaktan çok yapay zekaya sahip varlıkları tespit etme olasılığının daha yüksek olduğunu savundu.

FARKLI BİR SENARYO

SETI projesinde yer alan gökbilimcilerin çoğu, uzaylı varlıkların bulundukları doğal ortam sayesinde çok farklı kimyasal özelliklere sahip olabileceğini, hatta insanlara kıyasla biyolojik seviyelerinin çok değişik olabileceğini savunuyor.

Bilim insanları çok uzun bir süre uzaylı varlıkların evrim sürecinin basamaklarına tabi olduğunu ve biyo-kimyanın sınırları içinde gelişen, belli bir süre canlı kalan, üreyerek çoğaldığını Devam?n? oku »

Müzik »

[21 Ağustos 2010 | Yorum yok | 256 gösterim

Emre Yücelen - Kelebek 2010 albümü kelebek parçasını dinleEmre Yücelen’in, değişimi, gelişimi, özlemeyi, bekleyişi, dostluğu, acıyı kabullenişi, tutkuyu, özgürlüğü kısacası hayatı barındıran albümü “KELEBEK” ‘in çıkış parçası olan kelebek şarkısını yazının devamında dinleyebilir ve videonun hemen altından Emre Yücelen – kelebek şarkı sözlerine ulaşabilirsiniz Devam?n? oku »

Güncel, Mizah »

[21 Ağustos 2010 | Yorum yok | 349 gösterim

Facebook manyaklığıKendimden başlayayım, ben okullarda verilen eğitimin bile büyük bir kısmının gençleri birtakım konularda körelttiğini düşünen çok bilmiş biriyken facebook’a şimdiye kadar kötü duygular beslememiş olmama şaşırıyorum. Demek ki facebook benide uyutmuş arkadaş…

İnsanlar tapıyorlar facebooka, belli mi olur yeni bir din çıkar ve tanrı facebook olur herkes ona tapar, hayran sayfalarından kiliseler, ibadethaneler, mescitler kurulur, sayfa adminleri yeni dinin the imamı, papası, poosu dipsisi telatabisi olur ne bileyim… Teknoloji geliştikçe “olamaz” denilen şeylere daha ılımlı yaklaşıyoruz. Sanal birliktelik bile icat edilmişken neden dini bir rejim ortaya çıkmasın ki? Hadi şimdi düşünelim… Hindistanda (neden hindistan derseniz orda bir sürü din ve inanç var bir tane daha olursa onlar bunu kaldırabilir) facebook tanrı ilan edilmiş. İnsanlar facebookta ilgili dini kurumların sayfalarında paylaşılan kutsal ayetleri okuyup beğen tuşuna basarak sevap bonusu topluyor… Ve insanların öldükten sonra bilgisayar devre elemanı olacaklarına inandıklarını düşünün… Ne kadar hastalıklı bir düşünce değil mi? Belkide beynim oksijensiz kaldı, belkide sağ üstten gelen ışık süzmesi şu meşur ışıktır ve saçmalıyorumdur, en iyisi makalenin devamını okumayın siz… (aynı benim gibi düşünüyorsanız ışıkta bekleyin yazımı bitireyim geliyorum!)

Biraz saçmaladım ama az önce facebook kullanmaktan vazgeçmiş biri olarak sizlere düşündüklerimi anlatmak istedim. Bir bilgisayar bulduğunuzda genellikle ilk önce ne yapıyorsunuz? sorusuna facebook’a giriyorum diyenlerin sayısı astronomik düzeylerde… Belki siz de öylesinizdir. Facebook’un zaman hırsızı olduğunu düşünmeye başladım. İlk başlarda ne güzel diyordum teeee fizandaki arkadaşlarımı, ilk-orta okul & lise arkadaşlarımı falan buluyordum… Eee noluyor sonra? Facebook’un bize yaptığı bir zamanlar MSN’in yaptığından farksız mı?

Ama iyi yönleride var mesela referandum mu yapılacak? Aç bir tane sayfa “Referanduma hayır diyenler” , “Referanduma evet diyenler” sadece politika güncel olay olması şart değil, al bir şiir kitabı ve içinde ünlü yazarlardan şiirler denemeler paylaş, aç bir sayfa komik şeyler fıkralar videolar paylaş, paylaş ki bir sürü insan topla sonra reklam yap el altından ev kiranı öde, çocuğuna don al yada git parasını ye (bu kimseyi ilgilendirmez hem bana ne).

Bir süre sonra kendi kendini sürekli tekrarlayan ve bu tekrar sırasında önünüze her seferinde farklı bir maskeyle çıkan bir sistem olduğunu fark etmediniz mi? Belki paronayadır benim düşüncem…(gerçekten öyle mi???)

İşin en manyak tarafı da ki ben bu tarafı çok seviyorum :D arkadaşlarının hangilerinin salak olduğunu Devam?n? oku »

Müzik »

[20 Ağustos 2010 | Yorum yok | 453 gösterim

Kayıp Şehir 2010 dinle gökan türkmen özgür akkuş düetÖzgür Akkuş ve Gökan Türkmen’in düet yaptığı Kayıp şehir parçasını makalenin devamında dinleyebilirsiniz. Video klibin hemen altında kayıp şehir şarkı sözlerini bulabilirsiniz. En altta facebookta paylaşma linki mevcut…
Devam?n? oku »

Bilim »

[20 Ağustos 2010 | Yorum yok | 275 gösterim

1987 yılında Richard Dawkins tarafından hazırlanan ve BBC tarafından yayınlanan Kör Saatçi belgeseli, aynı isimli kitabın özeti niteliğinde, bazı yaradılışçı argümanları yanıtlayan başarılı bir çalışma.

Devam?n? oku »

Müzik »

[18 Ağustos 2010 | Yorum yok | 221 gösterim

Arash - pure love listen mp3 and klipArash Pure Love (Masum Aşk) Şarkısının şarkı sözlerine yazının devamında ulaşabilir ve video klibi izleyebilirsiniz… Arash – Pure Love şarkısını dinlemek için tıklayın

Serbest Kürsü »

[18 Ağustos 2010 | Yorum yok | 223 gösterim

Neyiz biz???“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” Herakleitos’un İslamiyet öncesinden günümüze miras bıraktığı ve hayatımızın birçok alanında kendimize bir şeyler ekleyip çıkarmamızı, at gözlüklerini çıkarıp bakış açımıza statükocu düşünce tarzının yerine bilinç mahzenlerimizde körelmeye mahkum bıraktığımız yeni renklerin, gökkuşağı yelpazemizde yer etmesi gerekliliğini ifade eden en etkileyici paradokstur.
Günümüz dünyasında bilimden_sanata, edebiyattan_spora, teknolojiden_toplumsal ilişkilere ve daha sayamayacağım birçok konjonktürde değişimi yaşıyoruz. Hatta bunlara takip etmekte ve yaşamımıza uygulamakta zorlanıyor veya kabullenmiyoruz. Ara vermeden, sürekli ve kontrolsüzce çoğalan bir virüs gibi değişen ve yenilenen bu hengamede, sağlam halatlar ile bilinç dünyamızın en derinlerinde büyük bir önyargı, hırs ve katılık ile tahtını korumak için mücadele eden düşüncelerimizi çepeçevre saran kalıpları kıramıyoruz bir türlü…
Hepimiz şikayet etmişizdir, suçlamışızdır “birilerini birilerine” yaşantımız boyunca dedikodu seven bir yapıya sahibizdir ne de olsa ama pek azımız “kendimizi kendimize” şikayet etmişizdir nedense!
Hep haklıyızdır, hep biz doğruyuzdur her daim yanlış yapma hakkımızda cebimizdedir ama başkalarının yanlışlarına tahammülümüz yoktur hiçbir zaman… Konuşmalarımız ya kesin doğrudur ya da kesin yanlıştır. Bildiğimizden şaşmayızdır, ne de olsa biz farklıyızdır diğer bizlerden.Farkında değilizdir aslında “bizlerin” hepsinin aynı bizden farklandığını…Pimi çekilmiş bir bomba gibiyizdir nedense, nerede ve kime zarar vereceği belli olmayan. Bir anlık ve hemen unutulan zevklerimiz, mutluluklarımız vardır ama uzun zaman alan öfkelerimiz, kırgınlıklarımız, dargınlıklarımız, düşmanlıklarımız…
Öyle ya iğrenç bir ülke de yaşıyoruz her günümüz ayrı bir trajedi ayrı bir parodi. Sizi çok iyi anlıyorum Devam?n? oku »

Siyaset »

[15 Ağustos 2010 | Yorum yok | 444 gösterim

Bugün Feleknaz aradı. O, Adıyaman’da bir tekel işçisiydi. Ankara çadırlarında tanışmıştık. Adıyaman tekel işletmesinin, hüzünlü, yıkık dökük binasında yeniden karşılaşmıştık. Arkamızda uzanan altın sarısı balyalar, yıkık çatıdan giren yağmurda ıslanıyorlardı. Cumhuriyetin damgasını taşıyan küçük tahta tütün masalarının bıçak kesiklerine giren yağmur damlaları yerdeki su birikintilerine telaşla düşüyordu. Bir zamanlar Feleknaz’ların oturduğu küçük iskemleler sağa sola dağılmışlardı. Tütün bandı sessiz, üzeri tütün tozu yağmur karışımıyla kaplı, bize bakıyordu. Aşağıda yemekhaneye toplanmış tekel işçisi kadınlar, çaresizliklerini haykırıyorlardı.

***

Feleknaz mı? O artık 4Cli. Birçok diğeri gibi köleleşti. Sahipsiz kaldı, parasız kaldı, kış soğuğunda kaldırımlarda yattı. Sonunda verilen parayı aldı. Yaşaması lazımdı!

Bana soruyor? ‘Evet’ mi? ‘Hayır’ mı?

Senin fikrini öğrenmek istedik!’ diyor.

Devam?n? oku »

Genel »

[13 Ağustos 2010 | 1 yorum | 2.989 gösterim

2010 lys boş kontenjanlar, 2010 LYS sonuçlarıLYS açıklandı
Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) sonuçlarına göre üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı.

Yerleştirme sonuçları saat 10.00′dan itibaren ÖSYM’nin “www.osym.gov.tr” internet adresinden öğrenebilecek.

SONUÇLARI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN

Beş ayrı oturumda gerçekleştirilen LYS sonucunda, 784 bin 564 aday 180 ve üstünde puan alarak, tercih yapmaya hak kazanmıştı.

-BOŞ KONTENJANLAR- Üniversitelerdeki lisans programlarına 327 bin 869, ön lisans programlarına 233 bin 134 aday yerleşti.

  • Lisans programlarında 33 bin 99, ön lisans programlarında 77 bin 702 olmak üzere üniversitelerde toplam 110 bin 801 kontenjan boş kaldı.
  • Devlet üniversitelerinin lisans programlarında 11 bin 547, Devam?n? oku »

Güncel, Teknoloji, Yazılım »

[11 Ağustos 2010 | 3 yorum | 1.561 gösterim

Bu yazıyı okuduktan sonra neler yapabilirim?

1) Hayran sayfalarında sol kısma (profil resminin alt tarafına) özel kutucuklar ekleyebilirsin.

2) Hayran sayfana online sayaç ekleyebilirsin. (Örn: Disturblog hayran sayfası – bu sayfanın sol altındaki sayaçtan)

3) Sayfanın sol alt kısmına yeni resimler, admin resimleri, sayfa bağlantıları, reklam, HTML kodları ekleyebilirsin.

4) Hayran sayfana menü ekleyebilirsin.

————————

Facebook sayfasına online kişi sayacı nasıl eklenir?

Facebook’da FBML denen bir kodlama sistemi hakim olduğu için tüm uygulamalar bu kodlama ile yapılmaktadır. Tabi ki bizim bu kodlama sistemini bilmemize gerek yok. Bizim yapmamız gereken sadece Static FBML uygulamasına girip, oradan sayfalarımıza FBML kutularını eklemek.

Statik FBML’den “sayfama ekle” linkine tıkladıktan sonra istatistik ekleyeceğiniz sayfanızı seçin. FBML’yi sayfanıza ekledikten sonra, Devam?n? oku »