Avatar – Yılın Filmi?
![]()
Sonunda Avatar bugün Türkiye’de gösterime girdi ve ilk gün izleme fırsatı yakaladım. Uzun zamandır haberleriyle ses getirdiği kadar etkileyici miydi peki? Değerlendirelim..
İlk olarak filmin en çok göze çarpan kısmı görsel efektleriydi. Karakterler, doğadaki canlılar ve Pandora gezegeninin tasarımı olağan üstü bir hayalgücünün eseri, kesinlikle bundan daha azı değil. Herşey bir bütün ve gördüğünüz hiç birşeye yabancılık çekmiyorsunuz. Sadece hayranlık duymak kalıyor. Na’vi halkının ifadeleri güldüklerinde, ağladıklarında, öfkelendiklerinde öylesine doğaldı ki… Görsel efektleri ve tasarımlarıyla izleyebileceğiniz en iyi film kesinlikle, Avatar. Müzikler (James Cameron’ın her filminde müzikler istisnasız kalitelidir) ise Titanic’ten sonra bir James Cameron filminde bekleyeceğiniz kalitede, yani çarpıcı (Celine Dion’u saymazsak). Ses efektleri üzerinde de yeterince çalışıldığı şüphe götürmez; tıpkı Na’vi halkının görsel uyumu gibi ses efektleri de filmin bütünü ile mükemmel bir uyum sergiliyor.
Hikaye ufak klişeler içerse de filmi bir kahramanlık hikayesi olarak değerlendirirseniz kesinlikle rahatsız edici değiller. Dahası ilk defa bu kadar büyük bütçeli bir Holywood filminde Amerikan propagandası görmediğiniz için sevinecek, biraz daha idealistseniz kapitalizme giydirilen kapaktan keyif alacak, pesimistseniz insanlara karşı büyük bir öfke duyacak ve yaşadığınız dünyadan rahatsız olacaksınız.
James Cameron’ın yönetmen olarak yaptığı en iyi işin bu film olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Tüm detaylar yerli yerinde ve filmde ilk izleyişte hiç bir kusur göremedim. Herşey olması gerektiği gibi. Yeri gelecek gözleriniz dolacak, yeri gelecek mutlu olacak, bazen de gerçekten öfkeleneceksiniz. Bunda Na’vi’lerin oyunculuklarının payı büyük. Baş karakterleri canlandıran aktör ve aktrislerin mükemmel iş çıkardıklarını söyleyebilirim. Gerçekten izlerken karakterlerle aynı hisleri yaşamanızı sağlıyorlar.
Avatar’ı 3D olarak izledim fakat beni rahatsız eden tek konu bu 3D mevzu oldu. Basit bir animasyon film olmadığı için karmaşık detayların olduğu sahnelerde (ki filmin çoğunluğunda sahneler oldukça detaylı ve karmaşık) nereye odaklanacağınızı şaşırıyorsunuz. Filmin sonunda hissettiğim baş ağrısıyla 3D probleminin bir ilgisi var mı bilmiyorum ama ihtimal yüksek. Yine de bazı sahneleri 3D izlemek itiraf etmeliyim ki nefes kesiciydi.
Son olarak filmi şehirinizdeki en güzel sinema salonunda izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Film 10 bilete değecek kadar tatmin ediciydi. Eğer Amerikan klişeleri ile dolu yüksek bütçeli Holywood filmlerinden fenalık geldiyse, bu tecrübeyi kaçırmak istemezsiniz…
Filmin fragmanı için tıklayın!


Çok çok çok keyifli bir filmdi. Müzikler ve tüm o grafikler birlikte öyle güzel uyum sağlamışlardı ki bazı sahnelerde müziğinde etkisiyle duygulandığımı bile söyleyebilirim. (grafik tabanlı bir filmde duygulanabileceğimi düşünmezdim…)Film aralar falan dahil yaklaşık 3 saat 10 dk sürdü. Uzun olmasına rağmen her sahnesini dolu dolu yaşıyorsunuz çok keyif aldım. Filmin konusu da en az grafikler kadar güzeldi. Bu film izlenmeli diyorum başka birşey demiyorum. James Cameron farkını ortaya koymuş daha ne diyeyim. İyi seyirler.
Yorumunuzu Yazın