Ateizm ve Dinler
Kendimi bildiğim yaşlardan bu yana bir tanrı inancı taşımamakla birlikte, uzunca bir süre dinlerin masum, sakıncasız kültürel birikimler olduğunu düşündüm. Tarih boyunca din bayrağı altında gerçekleştirilen kötülükler, baskı ve zulüm dinlerin özü ile bağdaşmaz, bu nedenle de yapılanlardan dinler sorumlu tutulamazdı. Acaba fazla mı iyimser yaklaşmıştım?
Tabi konuya girmeden önce ateizmin ne ‘olmadığını’ anlamakta fayda var. Yaradılışçıların büyük çoğunluğu ateizmi bir din olarak adlandırmaktan keyif alırlar. Onlara göre kendileri bir dine nasıl bağlı iseler, ateistler de Tanrı’nın var olmadığı görüşüne benzer bir şekilde bağlıdırlar. Evren ve hayat hakkında dinler nasıl açıklama sunmuşlarsa, ateizmin de kendine göre açıklamaları vardır.
Din merkezli bakış açısından böylesi kulağa mantıklı geliyor olabilir. Fakat dikkat edilmelidir ki ateizmi var eden şey de dinlerin ve teistlerin var olmasıdır. Teizm olmadan ateizmden bahsedilemez. Ben kendimi ateist olarak adlandırmaktan keyif almıyorum. Bence bu, dinlerin etkisinin büyüklüğünü fikren dayatmayı amaçlayan bir etikettir. Bir şey olmamanın bir sıfat taşımayı gerektirmesi bana hiç de anlamlı gelmiyor.
Yaradılışçıların gözünden Tanrı’ya inanmayanlara bakıldığında evet, doğru olabilir. Bu insanlar bana ateist, kâfir ve ağza alınmayacak pek çok sıfat yakıştırabilirler. Bu onlara göre beni kendilerinden ayırt eden kimliğimdir. Çünkü onlar kimlik olarak İslâm, Hıristiyanlık veya Yahudiliği boyunlarına asmış ve gururla taşımaktadırlar. Onlar kendilerine bir “şey” yarattılarsa, neden benim buna bağlı bir ismim olmak zorunda ki?
“Ateizm bir din midir?” sorusuna gelince; öncelikle dinin tanımına bakalım:
Babylon: İnsan ve evrenin kökeni hakkındaki inançlar bütünü.
Wikipedia: Din, üstün bir gücün, tanrının, tanrıların ya da nihai gerçeğin yol göstericiliğinde inançlı kimsenin hayat tecrübelerine anlam katan, çoğunlukla doğaüstü ve aklın sınırlarının ötesinde çeşitli öykülerin, sembollerin, inançların ve uygulamaların insan maneviyatına organize yaklaşımıdır.
Bu tanımlardan yola çıkarsak (dilerseniz dinin tanımı hakkında daha geniş bir araştırma yapabilirsiniz ancak burada yazdıklarımdan çok farklı sonuçlar beklemeyin) dinin temelinde inanç olmak zorundadır. Sadece evren ve hayatın başlangıcı hakkında cevaplar içermesi yeterli değildir. Kaldı ki ateizm, evren ve hayatın başlangıcı hakkında hiçbir soruyu yanıtlama çabası içerisinde değildir. Bu da diğer yanlış anlaşılan noktadır. Belki bilimin bir din olduğu söylenebilir. Çünkü yanıt arayan bilimdir. Fakat diğer dinlerden farklı olarak bilimin arayışları somut kanıtlarla desteklenmek zorundadır. Bilimde inanca dayalı bir kuram ortaya konamaz. Bu da bilimi ilâhi dinlerden ayırt eder. Son olarak Mark Schnitzius’un bir sözü Ateizmi din olarak adlandırmanın saçmalığını daha iyi kavramanıza yardımcı olacaktır: “Ateizme din demek, kelliğin bir saç rengi olduğunu söylemeye benzer.”

Dinlerin içeriğindeki iddialar öyle yenilir yutulur cinsten değildir. Evinizin tavanında fare olduğu inancını taşımanıza benzemez. Dinlerin inanmamızı istediği olaylar, tüm dünyayı yutan bir tufandan, denizin ikiye ayrılması, ebabil kuşlarının fil ordusunu yenmesi, parmaklardan su akması, ayın ikiye ayrılması gibi uçuk iddialara uzanır. Tüm bunlara rağmen çoğunluk bunlara inanmayı sürdürür ama tuhaftır ki evrim teorisi mantıksız bulunur (ki çoğunlukla bilmedikleri ya da kulaktan dolma bilgi sahibi oldukları için). Evrimin böylesine tepki ile karşılanması, bugüne kadar dinlerin yanıtlamış olduğu bir soruyu, bilime havale etmesinden kaynaklanır. ‘Tuhaftır’ ki bilimsel yanıtlar, kutsal kitaplardaki açıklamalarla örtüşmemektedir. Ancak yaradılışçılar kuantum teorisine ya da atom teorisine karşı çıkmazlar. Bunları çürütmek için saçma sapan argümanlar sunmazlar. Onların tek alıp veremediği evrim teorisiyledir. Çünkü evrim, canlı türlerinin akıllı bir varlık tarafından tasarlandığı anlayışını reddeder. Bu yüzden kutsal kitapları tek nihai gerçek olarak kabul eden yaradılışçılar, teorinin öne sürüldüğü zamandan bu yana olan güçleri ile evrimi çürütmeye, sansür yoluyla bilincin önünü tıkamaya çalışmış, karalama kampanyaları düzenlemiş, akıllı tasarım ile bilimsellikten uzak, ideolojik ve beyin yıkamaktan başka işe yaramayan eğitimi desteklemişlerdir. Ne yazık ki evrim teorisi her geçen gün güçlenerek geçerliliğini korumaktadır. Elbette yanıtlanamayan sorular ve evrimin kendi içinde tartışılan konular var. Fakat muallâktaki soruların karşısına fütursuzca Allah cevabını yapıştırmak acizce kendini haklı çıkarma çabasından başka bir şey olamaz.
Peki din olmadan nasıl ahlâklı olunabilir? Yaradılışçılar toplum düzenini sağlayan ahlâk kurallarının dinlerde mevcut olduğuna, din olmasaydı herkesin her şeyi yapma hakkı olacağına ve toplumun kaosa sürükleneceğine inanmamızı isterler. Oysaki insanları iyi ahlâklı yapan şeyin din ve Tanrı olduğunu söylemek, bizim aklımızı ve irademizi küçümsemenin ‘haddini bilmez’ bir ifadesi değildir de nedir? Elbette dinler olmadan da insanlar evrensel ahlâk kurallarını keşfedebilirler. Hırsızlık yapmak kazançlı olduğu için herkesin hırsız olduğu bir toplum düşünebilir misiniz? Buna uygun bir savunma mekanizması gelişmesi, hırsızlığın yasaklanması ve hırsızların dışlanması kaçınılmazdır. Çünkü herkes bunu yaptığında bu davranış kârlı olmaktan çıkacaktır. Yalan söylemek için de aynısı geçerli. Fayda sağlamak için yalan söylemenin kabul gördüğü bir toplum düşünülemez. Deneyimleri sonucunda insanlar ahlâk kurallarını ister istemez keşfedeceklerdir.
Dahası dinler, mantıklı ahlâki öğretiler sunmalarının yanında, kişileri dizginlenemez bir fanatizme ve çıkar güdüsüyle hareket eden kimseleri zorbalık ve faşist baskıcılığa sürükleyebilirler. Böylesi yoruma açık öğretileri ahlâk kuralları olarak kabullenmek, -yanlış ya da doğru- kendi kurallarımızı keşfetmekten çok daha tehlikelidir. Zira sorgulamadan kabul etmenin erdem olduğu öğretilen kimseler din adına nelere alet edilebilir, bir düşünün. Hatta düşünmeyin; google’da “jihad” diye aratırsanız yeterli örneğe kavuşursunuz. Diğer dinlerde de durum farklı değil. Amerika’da Hıristiyan öğretileri ile beyni yıkanmış fanatikler yakın dönemlerde kürtaj yaptıkları için doktorları katlettiler. 1692 yılında cadı oldukları gerekçesiyle Salem’de insanları asarak ve ezerek idam etmişlerdi. Tarih boyunca gerçekleştirilen din kaynaklı katliamlar sayfalarca yazmakla bitmez.

Burada ateizm ve din konusuna son noktayı koymak gibi bir niyetim yok. Bunu yapabileceğimi de sanmıyorum. Ama en azından aklınıza bir parça şüphe düşürebildiysem, sorgulamanın bir erdem olduğunu silik de olsa gözünüzün önüne getirebildiysem ne mutlu bana.
Son olarak Mustafa Kemal’in beğendiğim bir sözünü burada paylaşmak isterim;
“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fenden başka yol gösterici aramak gaflettir, dalalettir, cehalettir.”


Keşke dinsizliğe de biraz değinseydin. Gerçi bana yazının tamamında ateizmden ziyade dinsizlik ön plana çıkmış gibi geldi. İnsanlar akıllarıyla ve iradeleriyle de evrensel ahlak kurallarına ulaşabilirler, bunun için bilime de gerek yoktur, hele dine hiç yoktur. Çünkü evrensel ahlak değerleri insanın içindedir; belki de tanrı, bu evrensel ahlak değerlerinin ta kendisidir. O zaman tanrı da bizim içimizdedir, yarattığı herşeydedir, yarattıkları da kendilerini %100 tanımaya çalışarak allaha ulaşabilirler.
Atatürk’ün bu sözünü severim, bilim ile ancak göz önünde olanın bilgisine ulaşılır. GÖrünenin ötesindeki ancak bilimin temelinde olan aklın somut olan soyut olana yöneltilmesiyle anlaşılır ve hissedilir.
Kimin söylediğini bilimiyorum ama, ben de şu sözü çok severim:
“God is not above us, God is in us.”
biz varasak yaratan var bir ateist ise soyle der biz varız am yaratana bir dilil goremedim -peki biz nasil ortaya ciktik? -ben bu konuda yorum yapmıyorum ateist bey kafir kelimesi bir muslümana agır gelebilir ama sizi nasıl rencide eder anlamadım kafirsiniz isde siz evvela allah varmı yokmu sorusuna icinizde bir cevap verinde sonra ayın yarılmasına gelirsiniz soru 1 allah varmı soru 2 varsa dinlere geerek varmı soru 3 hangi din gercek ilahi nur? soru 4 ay gercekten yarıldımı evet soru sıralaması boyle olmalı bir ateiste ayın yarıldıgını dusunmek tabıkı gulunc gelir ayrıca size bediuzzaman said nursinin eserlerini, tavsiye ederim
Yorumunuzu Yazın
Son Yazılar
Kategoriler
Bağlantılar
Rastgele Makeleler
Editör Girişi