'Haber Yorumları' kategorisi icin arsiv
Genel, Güncel, Haber Yorumları »
Nimet Çubukçu, dün öğle saatlerinde Kırklareli’ne geliyor, burada vatandaşlara, “Biz sizden AK Parti olarak evet oyu verin demiyoruz. Siz halkımızın özgür iradesi ile referanduma giderek en doğru yolu seçmenizi istiyoruz” diyerek AKP propagandası yapıyor. (Bir günde bir kurumun başı kendi işini yapsa dişimi kılımı koparıcam.)
Çubukçu Kırklareli’ndeki konuşmasını bitirmesinin ardından, Çubukçu’ya sözleşmeli öğretmenlik yaptıklarını belirten Elif Dönmez ile Filiz Küçükhacer, konuşmak istediklerini söylüyor.
Bakan Çubukçu’ya sözleşmeli öğretmenlik yaptığını belirten Elif Dönmez, “Benim çalıştığım okulda sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler var. 40 puanla atanan anaokul öğretmeleri bize diyorlar ki, biz emeğimizin karşılığı ile buraya geldik. Ben 79 puan almama rağmen hala kadro bekliyorum” dedi.
Ağrı’da sözleşmeli olarak öğretmenlik yaptığını belirten Filiz Küçükhacer ise, “Öğretmenlerimizi, ülkemizde sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler olarak siz bölmediniz mi? Nasıl oluyorda sizler şimdi eşitlikten ve haktan bahsediyorsunuz. Ne kadar eşitiz. Madem aynı işi yapıyoruz nasıl eşitiz. İşimizi yaparken neden aynı ücreti alamıyoruz. Siz sözleşmeli öğretmenliği kaldıracağınızı söylediniz, fakat hala sözleşmeli öğretmen alıyorsunuz” dedi.
“Sözleşmeli olarak başvurmayabilirdiniz”
Bu sözler üzerine bakan Çubukçu, “Siz sözleşmeli öğretmenliğe başvurmayabilirdiniz. Öğretmenlik anlatma olduğu kadar da dinleme sanatıdır. Sözleşmeli olarak başvurmayabilirdiniz. Öğretmenlik ülkemizde çok saygılı bir meslek olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde öğretmelerimiz çalışma koşullarını tercih etme hakkı olduğu kadar, öğrencilerimizin de eğitim hakları var. Ağrı’daki öğrencilerin de sizin gibi öğretmenlere ihtiyacı var” diye cevap verdi.
Gelelim benim isyanıma
Çok kaba olacak ama koskoca Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU’nun verdiği bu saçma cevabı size yemin ediyorum, 8 yaşındaki kuzenim vermez. Bir zamanlar verilen sözler ne kadar da çabuk unutuluyor… Hatırladığım kadarıyla Çubukçu bakan olduğunda sözleşmeli öğretmenlik kalkacak herkes kadrolu olacaktı. Oysa benim gördüğüm bir takım insanlar kendi koltuklarının derdine düşmüş, kendi işlerini yapmaktan çok siyasete bürünmüş. Belki de anlamıyorum bu işten keşke birileri beni aydınlatsa…
“Sözleşmeli olarak başvurmayabilirdiniz” de ne demek? Devam?n? oku »
Güncel, Haber Yorumları »

Türk Dil Kurumu’nun (TDK) yeni bulduğu kelimeler:
İşte hayatımıza girecek yeni kelimeler:
amblem – belirtke
anchorman - ana haber sun.
aspiratör – emmeç
banliyö – yörekent
bypass – köprüleme
billboard – duyurumluk
çip – yonga
dart – oklama
duayen – aksakal
ekspres – özel ulak
eküri – ahırdaş
gurme – tatbilir
happy hour – indirim saatleri
kapora – güvenmelik
klip – görümsetme
light – yeğni
lot – tutam
metroseksüel – bakımlı erkek
migren – yarım baş ağrısı
navigasyon – yolbul
ordövr – yemekaltı
panik – ürkü
prime time – altın saatler
raket – vuraç
reenkarnasyon – ruh göçü
self-servis – seçal
sürpriz – şaşırtı
terör – yıldırı
tirbuşon – burgu
tribün – sekilik
türbülans – burgaç
ultrason – yansılanım
voleybol – uçan top
zapping – geçgeç Devam?n? oku »
Genel, Haber Yorumları, Siyaset »
1514 Çaldıran Savaş’ında itibaren toprak bütünlüğünün korunması ve sınırların genişletilmesi politikasında beraber yol alan, fikir ve gönül birliğinde mutabakat sağlayan iki halktır Türkler ve Kürtler. II.Mahmut döneminde de gördüğümüz başkaldırı silsilesinden günümüze gelen 39 isyan olmuştur. Her ne kadar da ilk isyan ile son isyan arasında neden bağlamında benzerlik olmasa da ayaklanma ve ardında başkaldırı, tarih tutanaklarına ve zabıtlara geçmiştir.
***
Kökeni 1979’da atılan ve 1984 Eruh baskınıyla gündeme gelen PKK artık sadece ülkemizin değil tüm dünyanın takip ettiği ve ilgilendiği global bir örgüttür maalesef. Örgütün hamuru Marksist-Lenist ideoloji ile mayalanmış fakat daha sonra(ki bunu kurucu kadroların faili meçhulleriyle açıklayan araştırmacılar vardır.)tabiri caizse eksen kaymasıyla büyük Kürdistan hayaline dümen kırmıştır.12 Eylül darbesiyle Diyarbakır Cezaevi’nde orantısız güç ve işkenceler ile güçlenip(ki aynı durum Mamak cezaevinde bulunan ülkücü hareket içinde geçerlidir denilebilir.)günümüz şartlarında istatistiksel ve feodal olarak sıçrama yapmıştır. Sorunu sadece ülkemiz ekseninde düşünmek ve ona göre yol haritası çizmek büyük bir eksiklik diye düşünüyorum. Devam?n? oku »
Genel, Haber Yorumları, Özel Günler »
Bugün, kimilerine göre arazi kavgası, kimilerine göre namus cinayeti ama bana göre kendilerine devlet misyonu yüklenmesine aracılık etmiş koruculuk siteminin ürettiği gözü kara canilerin gerçekleştirdiği, Mardin’in Mazıdağ’ı ilçesine bağlı Bilge Köy(Zanqirt.) katliamının birinci yıl dönümü.
Sebep ne olursa olsun, 44 can vahşice katledildi orada…
Adaletin tecelli etmesiyle bir nebze de olsa vicdanlara su serpildi ama orada bir gerçek var ki; Bir nesil yitirildi o topraklarda…
Yitirilmekle kalmayıp, öfkeyle büyüyecek bir nesil yaratıldı belki de…
Kısa bir örnekle olayı gözler önüne sermek istiyorum.
Mekiye Çelebi katliamın tanıklarından sadece biri. Ailesinden 23 kişiyi kaybetti. Düşünebiliyor musunuz?
23 can!
Hangi yakınlıkta veya uzaklıkta olduğu önemsiz olan, bir daha göremeyeceği,23 yakınını kaybetti.
Dudaklarımdan zor da olsa çıkan şu soruyu sordum zihnime?
Ne uğruna kaybetti…
Koruculuk, Empati ve Öfke
Şimdi bu olayı bir kenara bırakıp, düşünelim beraber ne dersiniz? Devam?n? oku »
Haber Yorumları »
Bugün Resmi Gazete’de “Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”da yapılan yeni düzenlemeye göre Diyanet de internet sitesi kapatabilecek.
Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Genel, Güncel, Haber Yorumları, Siyaset »
Ülkemiz de gündemi takip etmek ve gelişen olaylara yorum getirmek zor zanaat vesselam. Grift bulutların arasında hüküm giyip, mahkûm edilmiş gökkuşağını bulabilmek adına, at gözlüklerimizi zor da olsa bir kenara bırakmak yürek isteyen mücadele…
Düşündüklerimin taslağını oluşturmak için zihnimle mücadele ettiğim dakikalarda Anayasa Paketi’nin kısmi iptali ile ilgili haberler, ajanslara yağmur taneleri gibi düşüyor.
Referandum kapıda!
Anayasa Mahkemesi, çeşitli isimlerle kimlik bunalımına sokulan “açılımın” mihenk taşlarından varsayılan anayasa paketini gerek esasen gerek şeklen inceleyerek, kısmi iptaline karar verdi.
Kararın kamuoyuna açıklanmasında sonra zihnimde bazı sorular belirdi. Kısaca paylaşmak gerekirse;
*Malum paketin değerlendirilmesinde esasa girilmesi, mevcut anayasa uygun mudur?( 4.ve 148.maddeler açıktır.)
*Malum paketin hangi maddelerine istinaden iptal kararının oy birliğine sunulduğu?
*11 üyenin oy birliğiyle karara bağladığı sonuçta,“evet” veya “hayır” oranı vb.
Aradan belli bir zaman geçtikten sonra Haşim Kılıç’ın çeşitli gazete ve televizyonlara verdiği röportajında sorularıma kısmen de olsa tatmin edici cevaplar bulabildim. Devam?n? oku »
Haber Yorumları, Spor »
Cuma günü Dünya Kupası’nı İspanya’nın kazanacağı tahminini yapan kahin ahtopot Paul, turnuva boyunca şimdiye kadar hiç yanlış takımı seçmedi. (Yazının devamında Kahin Ahtapot Paul’un İspanya’yı seçtiği videoyu izleyebilirsiniz)
Ahtapot seçimlerini nasıl yapıyor?
Bazıları tarafından omurgalıların en akıllı türü olan ahtopat ailesine mensup olan Paul, tahminlerini bir akvaryumun içerisinde iki takımın bayrağının bulunduğu kutulardan birinin içine girerek yapıyor. Paul aynı zamanda içinde midye bulunan bu kutulardan hangisine önce girerse, o takımın maçı kazanacağı varsayılıyor.
Son günlerde popülerliği oldukça artan ahtapotun final maçı için yaptığı seçim, İspanya ve Hollanda başta olmak üzere Devam?n? oku »
Haber Yorumları »

Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı, 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı)’nda Srpska Cumhuriyeti Ordusu’nun Srebrenica’ya karşı giriştiği Krivaya ‘95 Harekâtı esnasında Temmuz 1995′te yaşanan ve en az 8300 Boşnak’ın Bosna-Hersek’in Srebrenitza kentinde general Ratko Mladiç komutasindaki Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır. Devam?n? oku »
Haber Yorumları »
Oktar ve beraberindeki 21 sanık hakkında İstanbul 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. 7 mağdurun iddianamede yer alan ifadelerine göre ‘Adnan Hoca grubu’nda çıplak namaz kılınıyor, ’sevap için’ cinsel ilişkiye giriliyor.
Suç işlemek için örgüt kurmak ve yönetmek suçlarından İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan ve 3 yıl hapse mahkum edilen Adnan Oktar hakkında, aynı suçtan yeni bir dava açıldı. Adnan Oktar ile ilgili soruşturma, 2006 yılının Kasım ayında polise gelen bir ihbar telefonu ile başladı. Çocuklarının ellerinden alındığını ileri süren aileler, o yıllarda milletvekili olan Emin Şirin’e mektuplar yazdı.
Şirin daha sonra bu mektupları polise yolladı. Ardından da, polise bir ihbar mektubu geldi. Savcılıktan alınan izin ile Oktar ve adamları hakkında teknik ve fiziki takip başladı. Polis daha sonra mağdur olan 7 kişiye ulaştı ve ifadelerini aldı. Ancak bu kez, ilk operasyondan farklı bir yöntem uygulandı. Adnan Oktar’dan şikayetçi olan manken Ebru Şimşek’in başına gelenlerin, yeni müştekilerin başına gelmemesi için isimleri gizli tutuldu ve gizli tanık statüsü ile ifade vermeleri sağlandı. Gizli tanık olan bu kişilerin iddiaları, dosyaya eklendi.
Aileler şikayetçi oldu
Yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan iddianamede Lütfiye Semin Babuna, Türkan Akyüzalp, Fatma Emel Tezyapar, Firdes Işıldar ve Ünal Uyguç şikayetçi olarak yer aldı. Mihrinaz Tuba Babuna, Ebru Altan Akyüzalp ve Ece Koç Uyguç mağdur olarak gösterildi. Adnan Oktar, Altuğ Müştak Berker, Ali Soner Koyuncu, Bora Yıldız, Bedri Edis Yılmaz, Erkan Seyhan, Gökalp Barlan, Hasan Basri Güner, Halil Hilmi Müftüoğlu, İbrahim Tuncer, Kartal İş, Korkut Yasa, Mehmet Metin Güçyetmez, Mehmet Noyan Orcan, Murat Terkoğlu, Seçim köse, Sedat Aktar, Seyhun Sanda, Tarkan Yavaş, Timur Ayan, Arif Tolga Çetiner, Turgut Aksu ise sanık Devam?n? oku »
Genel, Haber Yorumları, Siyaset »
Baykal, 3 günlük bekleyişinin ardından basın mensuplarının karşısına çıkarak istifa ettiğini açıkladı. Baykal’ın kürsüden okuduğu konuşması şöyle:
“Günlerdir beklenen değerlendirmemi ve kararımı açıklıyorum. Bu bir kaset olayı değildir. Bir komplodur. Komplo, hukuk dışı, ahlak dışı bir tertip demektir. Bir komplo yaparken bazen haneye tecavüz edersiniz. Duvarlara, eşyalara kameralar yerleştirirsiniz. Gizli çekimlerle insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız, kesersiniz, biçersiniz, aktarırsınız, montaj yaparsınız, çarpıtırsınız. Böyle yaparken de dünyanın her yerinde bütün dinlerin, bütün rejimlerinin, bütün ahlak anlayışlarının güvencesi altında olan insanoğlunun mahremiyetine tecavüz edersiniz. Ar, haya ve utanç bunu yapanlar için anlamını kaybeder. İnsanların şerefleri, onların umurlarında değildir. Önümüzdeki komployu gerçekleştirenler, bunu sapık oldukları için ya da ticari kazanç sağlamak için veya şantaj yapmak için düzenlememişlerdir. Siyaset yapmak için düzenlemişlerdir, ahlaklarına ve vicdanlarına uygun bir siyaset. Bu komplo, bugünkü siyasi konjonktürün eseridir.
-“YILLARDIR BEKLETİLEN KASET YOK, İKİ HAFTALIK BİR KOMPLO VAR”-
Yıllardır bekletilen bir kaset yoktur. Bir kaset ele geçirilmiş değildir. Devam?n? oku »

