'Güncel' kategorisi icin arsiv
Güncel »
Bilişim – internet suçlarını ilgili yerlere şikayet edebilmeniz için 2 yöntem var. Bunlar;
1- Bilişim Suçları Savcılığına Başvurabilirsiniz
Bilişim Suçları Mahkemesi konuya göre ayrılıyor. Örneğin mail yolu ile hakaretle bilişim suçları ilgilenirken, herhangibir sitede size hakaret ediliyorsa bununla basın savcılığı ilgileniyor. Kısaca prosedürüne göre değişiyor.
2- Bilişim Suçları ve Sistemleri Müdürlüğüne Başvurabilirsiniz
İşinizi hızlandırmak istiyorsanız direk olarak bilişim suçları savcılığına gidebilirsiniz ancak ben savcılıkla uğraşmam derseniz Bilişim Suçları ve Sistemleri Müdürlüğüne başvurabilirsiniz.
Şikayetçi olduğunuz konular ile ilgili olarak yapılacak çalışma neticesinde ISP(İnternet Servis Sağlayıcının) yurt dışında bulunması durumunda Adli Makamlar tarafından yapılacak olan Adli İstinabe ile konunun takibi yapılabilmektedir.
Nasıl Başvurulur?
Başvuru yaparken önemli noklatalardan biri size hakaret yapılan yeri günü saati ile açık bir şekilde belirtmeniz gerekir. Örneğin mail yolu ile hakaret geldiği taktirde mailin geldiği gün saat ve dakikayı görüntülü olarak göstermeniz gerekir. Bu belgelerin 3 tane fotokopisini alarak savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Savcılıktan aldığım bilgiye göre gmail hesabına yapılan hakaretleri bulmanın daha zor olduğunu belirttiler. Hotmail adresinize yapılan hakaretlerde daha kolay sonuca ulaşılıyor.
Bilişim Suçlarına Hangi Durumlar Girer?
Suçların türleri TCK da suç teşkil edecek tüm suçları kapsaya bilmekte veya bu suçlara zemin hazırlamaktadır. Suçların işleme şekilleri;
Hakaret, küfür, kredi kartı yolsuzlukları, sahte belge basımı, bilgilerin çalınması ve buna bağlı olarak devam edebilecek suçları kapsamakla, birlikte bunlarla sınırlı olmayıp, günden güne değişiklikler göstermektedir. İl Emniyet Devam?n? oku »
Güncel »
Richard Dawkins bir TV kanalı için hazırladığı kısa belgeselde İngiltere’de sayıları 7,000′i aşan dini okulları ele alıyor. Belgeselden alınan bu bölümde Dawkins İngiltere’de İslami eğitim veren bir okulu ziyaret ediyor. Çeviri için Garajımdakiejder’e teşekkürler. İzle
Güncel, Mizah »
Kendimden başlayayım, ben okullarda verilen eğitimin bile büyük bir kısmının gençleri birtakım konularda körelttiğini düşünen çok bilmiş biriyken facebook’a şimdiye kadar kötü duygular beslememiş olmama şaşırıyorum. Demek ki facebook benide uyutmuş arkadaş…
İnsanlar tapıyorlar facebooka, belli mi olur yeni bir din çıkar ve tanrı facebook olur herkes ona tapar, hayran sayfalarından kiliseler, ibadethaneler, mescitler kurulur, sayfa adminleri yeni dinin the imamı, papası, poosu dipsisi telatabisi olur ne bileyim… Teknoloji geliştikçe “olamaz” denilen şeylere daha ılımlı yaklaşıyoruz. Sanal birliktelik bile icat edilmişken neden dini bir rejim ortaya çıkmasın ki? Hadi şimdi düşünelim… Hindistanda (neden hindistan derseniz orda bir sürü din ve inanç var bir tane daha olursa onlar bunu kaldırabilir) facebook tanrı ilan edilmiş. İnsanlar facebookta ilgili dini kurumların sayfalarında paylaşılan kutsal ayetleri okuyup beğen tuşuna basarak sevap bonusu topluyor… Ve insanların öldükten sonra bilgisayar devre elemanı olacaklarına inandıklarını düşünün… Ne kadar hastalıklı bir düşünce değil mi? Belkide beynim oksijensiz kaldı, belkide sağ üstten gelen ışık süzmesi şu meşur ışıktır ve saçmalıyorumdur, en iyisi makalenin devamını okumayın siz… (aynı benim gibi düşünüyorsanız ışıkta bekleyin yazımı bitireyim geliyorum!)
Biraz saçmaladım ama az önce facebook kullanmaktan vazgeçmiş biri olarak sizlere düşündüklerimi anlatmak istedim. Bir bilgisayar bulduğunuzda genellikle ilk önce ne yapıyorsunuz? sorusuna facebook’a giriyorum diyenlerin sayısı astronomik düzeylerde… Belki siz de öylesinizdir. Facebook’un zaman hırsızı olduğunu düşünmeye başladım. İlk başlarda ne güzel diyordum teeee fizandaki arkadaşlarımı, ilk-orta okul & lise arkadaşlarımı falan buluyordum… Eee noluyor sonra? Facebook’un bize yaptığı bir zamanlar MSN’in yaptığından farksız mı?
Ama iyi yönleride var mesela referandum mu yapılacak? Aç bir tane sayfa “Referanduma hayır diyenler” , “Referanduma evet diyenler” sadece politika güncel olay olması şart değil, al bir şiir kitabı ve içinde ünlü yazarlardan şiirler denemeler paylaş, aç bir sayfa komik şeyler fıkralar videolar paylaş, paylaş ki bir sürü insan topla sonra reklam yap el altından ev kiranı öde, çocuğuna don al yada git parasını ye (bu kimseyi ilgilendirmez hem bana ne).
Bir süre sonra kendi kendini sürekli tekrarlayan ve bu tekrar sırasında önünüze her seferinde farklı bir maskeyle çıkan bir sistem olduğunu fark etmediniz mi? Belki paronayadır benim düşüncem…(gerçekten öyle mi???)
İşin en manyak tarafı da ki ben bu tarafı çok seviyorum
arkadaşlarının hangilerinin salak olduğunu Devam?n? oku »
Güncel, Teknoloji, Yazılım »
Bu yazıyı okuduktan sonra neler yapabilirim?
1) Hayran sayfalarında sol kısma (profil resminin alt tarafına) özel kutucuklar ekleyebilirsin.
2) Hayran sayfana online sayaç ekleyebilirsin. (Örn: Disturblog hayran sayfası – bu sayfanın sol altındaki sayaçtan)
3) Sayfanın sol alt kısmına yeni resimler, admin resimleri, sayfa bağlantıları, reklam, HTML kodları ekleyebilirsin.
4) Hayran sayfana menü ekleyebilirsin.
————————
Facebook sayfasına online kişi sayacı nasıl eklenir?
Facebook’da FBML denen bir kodlama sistemi hakim olduğu için tüm uygulamalar bu kodlama ile yapılmaktadır. Tabi ki bizim bu kodlama sistemini bilmemize gerek yok. Bizim yapmamız gereken sadece Static FBML uygulamasına girip, oradan sayfalarımıza FBML kutularını eklemek.
Statik FBML’den “sayfama ekle” linkine tıkladıktan sonra istatistik ekleyeceğiniz sayfanızı seçin. FBML’yi sayfanıza ekledikten sonra, Devam?n? oku »
Genel, Güncel »
Geçenlerde, Kızılay’ın insani yardım amacıyla Sudan’a giden kafilede bulunan yakınımla sohbet ediyordum. Okuduğum bölüm nedeniyle; o topraklarda yaşam mücadelesi içinde olan insanlara yardımcı olmak isteğim, hayatımda yapmam gerekenler listesinin en üst sıralarında bulunuyor. Sudan, Etiyopya vb. üçüncü dünya ülkelerinde yaşam standartlarını ve insanların ihtiyaçlarını merak ettiğimden, aklıma takılan soruları bir bir sormaya başladım. Edindiğim bilgiler sonunda;
Sağlık Bakanlığı’nın yılın belli dönemlerinde kontenjan açtığını ve gönüllü sağlık personellerinin başvurabileceğini öğrendim. Sudan’a giden sağlık personellerinin o topraklarda ki kısıtlı yaşam alanı ve olumsuz şartlarına rağmen, Kızılay’ın gönüllülere temiz içecek, yiyecek ve konaklama ortamı yarattığını öğrendim. Biraz daha açmak gerekirse; 5000 $’a bina tutulmuş. İki yataklı odalarda klima ve TV bulunmakla beraber banyo ihtiyaçlarını karşılayacakları bir ortam yaratılmış. Bununla kalınmayıp günlük 65$ ücrette, “GÖNÜLLÜLERİN” hesap numaralarına aktarılıyormuş. Şu ana kadar anlattıklarım, insani yardım amacıyla hareket edilen ve aslında hiçbir beklenti olmaksızın gidilmesi gereken bir ülkede sunulan maddi imkânlar çerçevesi…
Bu tür imkânlar sağlanılmasına rağmen, 3.dünya ülkelerine vicdan, maneviyat, ideoloji leri veya fantezi nedeniyle gitmiş olan sağlık personellerinin ufak ayrıntılar yüzünden büyük sorunlar çıkartıp, muhalefet edip ve grup içerisinde imtiyazlar istemeleri sonucu 18 kişilik kafileden 13’ü bir ay süre sonunda geri dönmek için dilekçelerini yazmış. Ve yetkililere tüm imkânsızlıklara rağmen, teknolojinin faydalarını kullanarak ulaştırmışlar isteklerini.
Demek ki isteyince oluyormuş değil mi 13/18 gönüllüleri?
***
Ve ayrılmaları sonunda ne olmuş biliyor musunuz? Devam?n? oku »
Genel, Güncel, Haber Yorumları »
Nimet Çubukçu, dün öğle saatlerinde Kırklareli’ne geliyor, burada vatandaşlara, “Biz sizden AK Parti olarak evet oyu verin demiyoruz. Siz halkımızın özgür iradesi ile referanduma giderek en doğru yolu seçmenizi istiyoruz” diyerek AKP propagandası yapıyor. (Bir günde bir kurumun başı kendi işini yapsa dişimi kılımı koparıcam.)
Çubukçu Kırklareli’ndeki konuşmasını bitirmesinin ardından, Çubukçu’ya sözleşmeli öğretmenlik yaptıklarını belirten Elif Dönmez ile Filiz Küçükhacer, konuşmak istediklerini söylüyor.
Bakan Çubukçu’ya sözleşmeli öğretmenlik yaptığını belirten Elif Dönmez, “Benim çalıştığım okulda sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler var. 40 puanla atanan anaokul öğretmeleri bize diyorlar ki, biz emeğimizin karşılığı ile buraya geldik. Ben 79 puan almama rağmen hala kadro bekliyorum” dedi.
Ağrı’da sözleşmeli olarak öğretmenlik yaptığını belirten Filiz Küçükhacer ise, “Öğretmenlerimizi, ülkemizde sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler olarak siz bölmediniz mi? Nasıl oluyorda sizler şimdi eşitlikten ve haktan bahsediyorsunuz. Ne kadar eşitiz. Madem aynı işi yapıyoruz nasıl eşitiz. İşimizi yaparken neden aynı ücreti alamıyoruz. Siz sözleşmeli öğretmenliği kaldıracağınızı söylediniz, fakat hala sözleşmeli öğretmen alıyorsunuz” dedi.
“Sözleşmeli olarak başvurmayabilirdiniz”
Bu sözler üzerine bakan Çubukçu, “Siz sözleşmeli öğretmenliğe başvurmayabilirdiniz. Öğretmenlik anlatma olduğu kadar da dinleme sanatıdır. Sözleşmeli olarak başvurmayabilirdiniz. Öğretmenlik ülkemizde çok saygılı bir meslek olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde öğretmelerimiz çalışma koşullarını tercih etme hakkı olduğu kadar, öğrencilerimizin de eğitim hakları var. Ağrı’daki öğrencilerin de sizin gibi öğretmenlere ihtiyacı var” diye cevap verdi.
Gelelim benim isyanıma
Çok kaba olacak ama koskoca Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU’nun verdiği bu saçma cevabı size yemin ediyorum, 8 yaşındaki kuzenim vermez. Bir zamanlar verilen sözler ne kadar da çabuk unutuluyor… Hatırladığım kadarıyla Çubukçu bakan olduğunda sözleşmeli öğretmenlik kalkacak herkes kadrolu olacaktı. Oysa benim gördüğüm bir takım insanlar kendi koltuklarının derdine düşmüş, kendi işlerini yapmaktan çok siyasete bürünmüş. Belki de anlamıyorum bu işten keşke birileri beni aydınlatsa…
“Sözleşmeli olarak başvurmayabilirdiniz” de ne demek? Devam?n? oku »
Güncel, Haber Yorumları »

Türk Dil Kurumu’nun (TDK) yeni bulduğu kelimeler:
İşte hayatımıza girecek yeni kelimeler:
amblem – belirtke
anchorman - ana haber sun.
aspiratör – emmeç
banliyö – yörekent
bypass – köprüleme
billboard – duyurumluk
çip – yonga
dart – oklama
duayen – aksakal
ekspres – özel ulak
eküri – ahırdaş
gurme – tatbilir
happy hour – indirim saatleri
kapora – güvenmelik
klip – görümsetme
light – yeğni
lot – tutam
metroseksüel – bakımlı erkek
migren – yarım baş ağrısı
navigasyon – yolbul
ordövr – yemekaltı
panik – ürkü
prime time – altın saatler
raket – vuraç
reenkarnasyon – ruh göçü
self-servis – seçal
sürpriz – şaşırtı
terör – yıldırı
tirbuşon – burgu
tribün – sekilik
türbülans – burgaç
ultrason – yansılanım
voleybol – uçan top
zapping – geçgeç Devam?n? oku »
Güncel »
Kosova Lahey’den gelecek karara kilitlendi. Uluslararası Adalet Divanı’nın Kosova’nın bağımsızlığına ilişkin görüşünü bugün açıklaması bekleniyor.
Uluslararası Adalet Divanı ilk kez coğrafi bir bölünme hakkında karar verecek.
Sırbistan, Birleşmiş Milletler’de lobi faaliyetlerinde bulunarak konuyu Adalet Divanı’na taşımıştı.
Genel, Güncel »
Gelin hep beraber maden yataklarına önem veren, yer altı ve üstü güzelliklere değer veren, tarihi mekânlara veya kutsal topraklara sahip çıkan ve belki de en önemlisi insan yaşamının bu kadar da basit olmadığını savunan parlamenterlerin olduğu, ütopik de olsa bir devlet düşünelim.
Gerek doğanın gerekse ilahi yaratıcının bizlere emanetlediği, hediye ettiği veya hizmetimize sunduğu zihniyete sahip çıkan, benimseyen ve aidiyet duygusuyla şartsız kabullenen vicdanların olduğunu varsayalım. Ve bu hayallerle beraber günümüz olaylarını yorumlayalım ne dersiniz?
Yerin yüzlerce metre altında kadere başkaldıran, tabiri caizse ekmeğini taştan çıkartan yurttaşların sosyal ve vatandaşlık haklarıyla beraber toplumsal, bireysel isteklerini de dikkate almayan parlamenter zihniyetlerin, fütursuz ve umursamaz tavrına anlam vermenin imkânı yok!
Maden ocaklarının tarihi serüvenine baktığımız zaman neandertal dönemde bile insanların silah yapımında kullanmak üzere çakmak taşı madenciliği yaptıkları sahalar Macaristan’da bulunmuş. Tüketici toplumlarda ihtiyaçların fazlalığı sorunu ve insan gücünün işlevselliğiyle üretimsel paralellik gösteren maden realitesinin kabul edilmesine rağmen, Devam?n? oku »
Genel, Güncel, Haber Yorumları, Siyaset »
Ülkemiz de gündemi takip etmek ve gelişen olaylara yorum getirmek zor zanaat vesselam. Grift bulutların arasında hüküm giyip, mahkûm edilmiş gökkuşağını bulabilmek adına, at gözlüklerimizi zor da olsa bir kenara bırakmak yürek isteyen mücadele…
Düşündüklerimin taslağını oluşturmak için zihnimle mücadele ettiğim dakikalarda Anayasa Paketi’nin kısmi iptali ile ilgili haberler, ajanslara yağmur taneleri gibi düşüyor.
Referandum kapıda!
Anayasa Mahkemesi, çeşitli isimlerle kimlik bunalımına sokulan “açılımın” mihenk taşlarından varsayılan anayasa paketini gerek esasen gerek şeklen inceleyerek, kısmi iptaline karar verdi.
Kararın kamuoyuna açıklanmasında sonra zihnimde bazı sorular belirdi. Kısaca paylaşmak gerekirse;
*Malum paketin değerlendirilmesinde esasa girilmesi, mevcut anayasa uygun mudur?( 4.ve 148.maddeler açıktır.)
*Malum paketin hangi maddelerine istinaden iptal kararının oy birliğine sunulduğu?
*11 üyenin oy birliğiyle karara bağladığı sonuçta,“evet” veya “hayır” oranı vb.
Aradan belli bir zaman geçtikten sonra Haşim Kılıç’ın çeşitli gazete ve televizyonlara verdiği röportajında sorularıma kısmen de olsa tatmin edici cevaplar bulabildim. Devam?n? oku »


