'Genel' kategorisi icin arsiv
Genel »
9 yaşındaki bir çocuğun ne yapmasını beklersiniz? Oyun oynamasını, öğrenmesini, yaşıtlarıyla vakit geçirmesini veya kendini geliştirmesini değil mi? Malesef dünyanın pek çok yerinde çocuklar bu fırsatlara sahip olamıyorlar. Ve sorun yoksulluk değil, bundan daha da kötü: Somalili çocuklar 9 yaşından itibaren asker olmak için eğitiliyorlar. Futbol ya da resim çizmeyi değil, otomatik tüfekleri temizlemeyi ve kullanmayı öğreniyorlar.

Genel »
LYS açıklandı
Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) sonuçlarına göre üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı.Yerleştirme sonuçları saat 10.00′dan itibaren ÖSYM’nin “www.osym.gov.tr” internet adresinden öğrenebilecek.
SONUÇLARI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN
Beş ayrı oturumda gerçekleştirilen LYS sonucunda, 784 bin 564 aday 180 ve üstünde puan alarak, tercih yapmaya hak kazanmıştı.
-BOŞ KONTENJANLAR- Üniversitelerdeki lisans programlarına 327 bin 869, ön lisans programlarına 233 bin 134 aday yerleşti.
- Lisans programlarında 33 bin 99, ön lisans programlarında 77 bin 702 olmak üzere üniversitelerde toplam 110 bin 801 kontenjan boş kaldı.
- Devlet üniversitelerinin lisans programlarında 11 bin 547, Devam?n? oku »
Genel, Güncel »
Geçenlerde, Kızılay’ın insani yardım amacıyla Sudan’a giden kafilede bulunan yakınımla sohbet ediyordum. Okuduğum bölüm nedeniyle; o topraklarda yaşam mücadelesi içinde olan insanlara yardımcı olmak isteğim, hayatımda yapmam gerekenler listesinin en üst sıralarında bulunuyor. Sudan, Etiyopya vb. üçüncü dünya ülkelerinde yaşam standartlarını ve insanların ihtiyaçlarını merak ettiğimden, aklıma takılan soruları bir bir sormaya başladım. Edindiğim bilgiler sonunda;
Sağlık Bakanlığı’nın yılın belli dönemlerinde kontenjan açtığını ve gönüllü sağlık personellerinin başvurabileceğini öğrendim. Sudan’a giden sağlık personellerinin o topraklarda ki kısıtlı yaşam alanı ve olumsuz şartlarına rağmen, Kızılay’ın gönüllülere temiz içecek, yiyecek ve konaklama ortamı yarattığını öğrendim. Biraz daha açmak gerekirse; 5000 $’a bina tutulmuş. İki yataklı odalarda klima ve TV bulunmakla beraber banyo ihtiyaçlarını karşılayacakları bir ortam yaratılmış. Bununla kalınmayıp günlük 65$ ücrette, “GÖNÜLLÜLERİN” hesap numaralarına aktarılıyormuş. Şu ana kadar anlattıklarım, insani yardım amacıyla hareket edilen ve aslında hiçbir beklenti olmaksızın gidilmesi gereken bir ülkede sunulan maddi imkânlar çerçevesi…
Bu tür imkânlar sağlanılmasına rağmen, 3.dünya ülkelerine vicdan, maneviyat, ideoloji leri veya fantezi nedeniyle gitmiş olan sağlık personellerinin ufak ayrıntılar yüzünden büyük sorunlar çıkartıp, muhalefet edip ve grup içerisinde imtiyazlar istemeleri sonucu 18 kişilik kafileden 13’ü bir ay süre sonunda geri dönmek için dilekçelerini yazmış. Ve yetkililere tüm imkânsızlıklara rağmen, teknolojinin faydalarını kullanarak ulaştırmışlar isteklerini.
Demek ki isteyince oluyormuş değil mi 13/18 gönüllüleri?
***
Ve ayrılmaları sonunda ne olmuş biliyor musunuz? Devam?n? oku »
Genel, Güncel, Haber Yorumları »
Nimet Çubukçu, dün öğle saatlerinde Kırklareli’ne geliyor, burada vatandaşlara, “Biz sizden AK Parti olarak evet oyu verin demiyoruz. Siz halkımızın özgür iradesi ile referanduma giderek en doğru yolu seçmenizi istiyoruz” diyerek AKP propagandası yapıyor. (Bir günde bir kurumun başı kendi işini yapsa dişimi kılımı koparıcam.)
Çubukçu Kırklareli’ndeki konuşmasını bitirmesinin ardından, Çubukçu’ya sözleşmeli öğretmenlik yaptıklarını belirten Elif Dönmez ile Filiz Küçükhacer, konuşmak istediklerini söylüyor.
Bakan Çubukçu’ya sözleşmeli öğretmenlik yaptığını belirten Elif Dönmez, “Benim çalıştığım okulda sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler var. 40 puanla atanan anaokul öğretmeleri bize diyorlar ki, biz emeğimizin karşılığı ile buraya geldik. Ben 79 puan almama rağmen hala kadro bekliyorum” dedi.
Ağrı’da sözleşmeli olarak öğretmenlik yaptığını belirten Filiz Küçükhacer ise, “Öğretmenlerimizi, ülkemizde sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler olarak siz bölmediniz mi? Nasıl oluyorda sizler şimdi eşitlikten ve haktan bahsediyorsunuz. Ne kadar eşitiz. Madem aynı işi yapıyoruz nasıl eşitiz. İşimizi yaparken neden aynı ücreti alamıyoruz. Siz sözleşmeli öğretmenliği kaldıracağınızı söylediniz, fakat hala sözleşmeli öğretmen alıyorsunuz” dedi.
“Sözleşmeli olarak başvurmayabilirdiniz”
Bu sözler üzerine bakan Çubukçu, “Siz sözleşmeli öğretmenliğe başvurmayabilirdiniz. Öğretmenlik anlatma olduğu kadar da dinleme sanatıdır. Sözleşmeli olarak başvurmayabilirdiniz. Öğretmenlik ülkemizde çok saygılı bir meslek olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde öğretmelerimiz çalışma koşullarını tercih etme hakkı olduğu kadar, öğrencilerimizin de eğitim hakları var. Ağrı’daki öğrencilerin de sizin gibi öğretmenlere ihtiyacı var” diye cevap verdi.
Gelelim benim isyanıma
Çok kaba olacak ama koskoca Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU’nun verdiği bu saçma cevabı size yemin ediyorum, 8 yaşındaki kuzenim vermez. Bir zamanlar verilen sözler ne kadar da çabuk unutuluyor… Hatırladığım kadarıyla Çubukçu bakan olduğunda sözleşmeli öğretmenlik kalkacak herkes kadrolu olacaktı. Oysa benim gördüğüm bir takım insanlar kendi koltuklarının derdine düşmüş, kendi işlerini yapmaktan çok siyasete bürünmüş. Belki de anlamıyorum bu işten keşke birileri beni aydınlatsa…
“Sözleşmeli olarak başvurmayabilirdiniz” de ne demek? Devam?n? oku »
Genel »
Korkuyu yaşayarak yazdı… Yazdıkları gerçekle karışıyordu… İnsanlığın bu günkü karanlığına neden olan güçleri anlattı..
Türk okurlarının birkaç meraklısı dışında hiç tanımadığı Howard Phillips Lovecraft’ı zor da olsa birkaç paragrafa sığdırma çabasında olacağız. Dünya korku edebiyatında çok önemli bir yeri olan Lovecraft, yazdıklarını yaşadığını ima eden ve başka uzmanlar tarafından bu yönüyle tanımlanan biriydi. Onun romanları günümüzde çok daha pop olsa da, Stephen King veya Dean Koontz gibi büyük korku yazarlarının çıkış noktası ya da ilham kaynağı oldu. Bu kadar da değil, Lovecraft, bir çok sinema başyapıtının kaynağı olarak da, korku sinemasının vazgeçilmez kaynaklarındandı. Son aylarda perdede ve ekranda birkaç kez izlediğimiz, başrolünü Jurassic Park´ın yıldızı Sam Neill´in oynadığı “In the Mouth of Madness-Çılgınlığın Ötesinde” onun 1931´de yayınlanan en etkin romanlarından biri olan “At the Mountains of Madness”den ortaya çıkan bir alıntıydı. Neyse, kimdi Lovecraft, nasıl yaşadı ama daha da önemlisi amacı neydi? Yarattığı korku evreni, çılgın bir beynin hayalleri miydi yoksa “yaşadıklarım, beni çıldırtacak, yazmak istedim ama çok azını…”dediği gibi gerçek miydi?
Devam?n? oku »
Genel »
1. Kazığa oturtma
15′nci yüzyılda Romanya’da uygulanan bir teknik. Kazıklı Voyvoda tekniği olarak da bilinen bu yöntemde suçluyu ucu sivri bir kazığa turtuyorlar. Ardından kazık yukarı doğru itiliyor. Bu sırada vücut ağırlının da baskısıyla bu kazık suçlunun vücuduna saplanıyor. Kazıklı Voyvoda’nın ölüm tekniği olarak bulduğu bu yöntemle en az 20 bin kişinin öldürüldüğü düşünülüyor.
2. Yahuda kızağı
En dehşet verici tekniklerden bir tanesi. Suçlunun anüsü veya kadınsa vajinası piramid şekilli bir üçgen taburenin üzerine gelecek şekilde yerleştiriliyor. Suçlu yukarıdan aşağıya baskı yapacak bir şekilde iplerle bağlanıyor. Çıplak olan suçlunun ayaklarına da ağırlık bağlanıyor. Sonuç acı çekerek ve birkaç gün sürünerek ölüm!
3. Tabut işkencesi
Filmlere de zaman zaman konu olmuş bir yöntem. Suçlu insan vücudu şeklinde yapılmış metal bir kafes içine yerleştiriliyor. Bu kafes de bir ağaca veya duvara asılıyor. Suçlu eğer kiloluysa dar bir kafese, zayıfsa da geniş bir kafese konuyor. Kafes özellikle güneşin altına denk gelecek bir şekilde konumlandırılıyor. Kuşlar ve akbabalar suçluların etine saldırıyor. Zaman zaman çevredekiler taş da fırlatıyor.
4. Askılı işkence aleti
En acı verici tekniklerden biri. Tahta çerçeveler üzerine sabitlenmiş ipler suçlunun kollarına ve bacaklarına takılıyor. Alete eklenmiş kolu çevirdiğinizde suçlunun kemikleri büyük bir sesle ve acı çektirerek kırılıyor. Bazı organlar da vücuutan anında kopuyor.
5. Göğüs kerpeteni
Kadınlar üzerinde uygulanan bir teknik. Acı vermek için tasarlanmış bu işkence aleti, kadınların göğüslerini anında vücutlarından koparıyor ve Devam?n? oku »
Felsefe, Genel »
Ünlü ateist komedyen George Carlin’in, dinler hakkında bir stand-up gösterisi. Bu stand-up’ın bir bölümü zeitgeist’te dini içerikli animasyon olarakta kullanıldı. Videoyu göster
Genel »
Mehmet (diğer yazar arkadaşım) ve ben uzun zaman önce bir video sitesi üzerinde çalışmıştık. Sitede en çok aranan terimler belli bir bölümde görüntüleniyordu. Yalnız o kadar çok porno içerikli arama yapılıyordu ki filtreleme ile uğraşmaktan Mehmet’in iflahı kesilmişti. En çok aranan terimler de türbanla ilgili hayal bile edemeyeceğimiz fantezilerdi.
Genel »
POI, Yeni Zelanda yerlileri olan Maori insanları tarafından koordinasyonu geliştirmek ve ayrıca el ve kolların esnekliğini ve gücünü artırmak amacıyla uzun yıllar önce keşfedilmiş bir spordu. Poi kelimesi ipe bağlı top anlamına gelmektedir.
Performansın görsel etkisini artırmak için ışıklı poi ve ışıklı ipler kullanılır veya fotoğraflarda göreceğiniz gibi ateş kullanılır.


Genel, Haber Yorumları, Siyaset »
1514 Çaldıran Savaş’ında itibaren toprak bütünlüğünün korunması ve sınırların genişletilmesi politikasında beraber yol alan, fikir ve gönül birliğinde mutabakat sağlayan iki halktır Türkler ve Kürtler. II.Mahmut döneminde de gördüğümüz başkaldırı silsilesinden günümüze gelen 39 isyan olmuştur. Her ne kadar da ilk isyan ile son isyan arasında neden bağlamında benzerlik olmasa da ayaklanma ve ardında başkaldırı, tarih tutanaklarına ve zabıtlara geçmiştir.
***
Kökeni 1979’da atılan ve 1984 Eruh baskınıyla gündeme gelen PKK artık sadece ülkemizin değil tüm dünyanın takip ettiği ve ilgilendiği global bir örgüttür maalesef. Örgütün hamuru Marksist-Lenist ideoloji ile mayalanmış fakat daha sonra(ki bunu kurucu kadroların faili meçhulleriyle açıklayan araştırmacılar vardır.)tabiri caizse eksen kaymasıyla büyük Kürdistan hayaline dümen kırmıştır.12 Eylül darbesiyle Diyarbakır Cezaevi’nde orantısız güç ve işkenceler ile güçlenip(ki aynı durum Mamak cezaevinde bulunan ülkücü hareket içinde geçerlidir denilebilir.)günümüz şartlarında istatistiksel ve feodal olarak sıçrama yapmıştır. Sorunu sadece ülkemiz ekseninde düşünmek ve ona göre yol haritası çizmek büyük bir eksiklik diye düşünüyorum. Devam?n? oku »


