Anasayfa » Arsiv

'Bilim' kategorisi icin arsiv

Bilim »

[02 Eylül 2010 | Yorum yok | 68 gösterim

Stephan hawkingİngiliz fizikçi Stephen Hawking, “Modern fizik evrenin oluşumunda Tanrı’ya yer bırakmamıştır” dedi.

İngiltere’nin en tanınmış bilim insanı Hawking, “Nasıl ki Darwinizm biyolojideki yaratıcı ihtiyacını sona erdirdi, yeni fizik teorileri de evrenin oluşumu konusunda yaratıcının rolünü gereksiz kılmıştır” dedi.

İngiliz Times gazetesinin eki Eureka dergisi Hawking’in yayınlanmak üzere olan son kitabından alıntılar yaptı. Kitapta “Evrenin bir yaratıcıya ihtiyacı var mı?” sorusunu soran Hawking “Yerçekimi gibi bir kuvvet olduğu için evren kendi kendini hiçten yaratabilir ve yaratacaktır” dedi. Kitap Sör Isaac Newton’ın teorisinin yapı sökümünü hedefliyor.

Hawking’in bu kitabı daha önceki çalışmalarındaki dinle ilgili görüşlerinden çok farklı. Hawking Zamanın Kısa Tarihi’nde Tanrı’nın bilimin evrene yaklaşımıyla uyumsuz bir fikir olmadığını yazmıştı. 1988 tarihli çok satan kitabında Hawking, Devam?n? oku »

Bilim »

[23 Ağustos 2010 | Yorum yok | 150 gösterim

Uzayda biyolojik robotlarDünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması (Seti) projesinde yer alan üst düzey bir gökbilimci, dünya dışı varlıkların izini süren insanların beklenenin çok dışında bir ihtimali de göz önünde bulundurmaları gerektiğini belirtti.

Seti projesinde yer alan gökbilimci Seth Shostak, insanların uzayda “bilince ve duygulara sahip makinelere” rastlayabileceğini belirtti.

SETI, uzayda Dünya benzeri gezegenlerden gelecek radyo sinyallerini yakalamayı amaçlayan bir proje. Ancak Shostak, uzaylıların radyo teknolojisini çoktan aşarak, yapay zeka teknolojisine geçmiş olabileceğini öne sürdü.

Shostak, Acta Astronautica isimli dergideki akamedik yazısında, uzayda “biyolojik” yaşama rastlamaktan çok yapay zekaya sahip varlıkları tespit etme olasılığının daha yüksek olduğunu savundu.

FARKLI BİR SENARYO

SETI projesinde yer alan gökbilimcilerin çoğu, uzaylı varlıkların bulundukları doğal ortam sayesinde çok farklı kimyasal özelliklere sahip olabileceğini, hatta insanlara kıyasla biyolojik seviyelerinin çok değişik olabileceğini savunuyor.

Bilim insanları çok uzun bir süre uzaylı varlıkların evrim sürecinin basamaklarına tabi olduğunu ve biyo-kimyanın sınırları içinde gelişen, belli bir süre canlı kalan, üreyerek çoğaldığını Devam?n? oku »

Bilim »

[20 Ağustos 2010 | Yorum yok | 275 gösterim

1987 yılında Richard Dawkins tarafından hazırlanan ve BBC tarafından yayınlanan Kör Saatçi belgeseli, aynı isimli kitabın özeti niteliğinde, bazı yaradılışçı argümanları yanıtlayan başarılı bir çalışma.

Devam?n? oku »

Bilim »

[08 Ağustos 2010 | Yorum yok | 500 gösterim

İki ünlü bilim insanı: Richard Dawkins ve Stephen Hawking bilim ve bilimin geleceği hakkında konuşuyorlar. İzlemek için video bağlantısına tıklayın. Videoyu İzle!

Bilim »

[07 Ağustos 2010 | Yorum yok | 382 gösterim

Richard Lenski’nin 1988’de tek bir bakteri popülasyonuyla başlattığı çalışmanın (20 yıl ve 30.000 bakteri kuşağı) sonucu, E. coli bakterilerinin daha önceden taşımadıkları bir özelliği, sitrat molekülünü kullanma yeteneğini, kazandığını gösteriyor. Tek bir bakteri kolonisiyle başlatılan deney aslında çok basit bir şekilde kurulmuş. Tek bir koloniden elde edilen 12 bakteri hattı her gün glikozla beslenerek yirmi yıl ve on binlerce kuşak boyunca yaşatılmış. Evrime ilişkin bildiklerimize dayanarak bu yirmi yıllık süreç içinde bakterilerin birçok mutasyon geçirmesini ve doğal seçilimin işleyerek bu mutasyonlar sonucunda bulundukları deney ortamına daha iyi uyarlanan bakterilerin seçilmesini bekleriz. Araştırmacılar da bu beklentiyle deneyi başlattıkları ilk koloniden itibaren her beş yüz bakteri kuşağında bir bakteri örneğini dondurarak bunlardan bir çeşit dondurulmuş fosil kaydı oluşturmuş.

Devam?n? oku »

Bilim, Sağlık »

[29 Temmuz 2010 | Yorum yok | 290 gösterim

Nefe almayı sağlayan genGünde 15 bin kez otomatik olarak nefes almamızı TSHZ3 adlı gen sağlıyormuş.

Günde yaklaşık 15 bin kez durmadan ve “otomatik olarak” nefes alıp vermeyi sağlayan, daha önce belirlenen iki grup sinir hücresinden yola çıkan Gerard Hilaire, Laurent Fasano ve ekibi, TSHZ3′ün bu sinir hücrelerinin işlevini yerine getirmesi için gerekli olduğunu belirledi.

Bilim adamlarının yaptığı araştırmada, TSHZ3 geninden yoksun bırakılmış fareler dünyaya geldikten hemen sonra nefes almadı ve iki dakika sonra öldü.

Rahimde solunuma ilişkin emirlerin normal olarak oluştuğunu, ancak yüzdeki sinir hücrelerinin ritmik hareketinin bulunmadığını vurgulayan araştırmacılar, TSHZ3 geninin yeni dünyaya gelen bebeğin Devam?n? oku »

Bilim, Teknoloji »

[29 Temmuz 2010 | Yorum yok | 315 gösterim

Dünyaya benzeyen gezegenlerSamanyolu’nda yaşam barındırabilecek 100 milyon gezegen bulunduğu düşünülüyor.

Yalnızca son birkaç hafta içinde yaklaşık Dünyamız boyutlarında 100’den fazla olası gezegen belirlendiğinin açıklanması, evreni başka canlılarla paylaşıyor olduğumuz inancını güçlendiriyor.

Dünya benzeri gezegenleri aramak üzere NASA tarafından 2009 Ocak ayında uzaya fırlatılan Kepler teleskopunun başarılı av sezonunda sağlanan verileri değerlendiren araştırmacılar, gökadamız Samanyolu’nda yaşama elverişli koşullara sahip yaklaşık 100 milyon gezegen bulunabileceğine inanıyorlar.

Açıklamayı yapan Dimitar Sasselov, Kepler’in fırlatılışından bu yana 706 gezegen “adayı” na işaret eden veriler gönderdiğini, bunlardan 100’den fazlasının son birkaç hafta içinde alındığını belirtti. Ancak gezegen keşfinin doğrulanması için Devam?n? oku »

Bilim »

[26 Haziran 2010 | Yorum yok | 404 gösterim

Jüpiter ile çarpışan gök taşıJüpiter’i geçen yıl birkaç bin nükleer bombanın şiddetine eşit güçte vuran cismin yaklaşık Pasifik Okyanusu büyüklüğünde bir iz bıraktığını belirlendi.

Gökbilimciler, güneş sistemindeki en büyük gezegeni hedef alan cismin bir göktaşı olduğunu düşünüyor.

Hubble teleskobunun sağladığı fotoğraflar, göktaşının çarpması ardından Jüpiter’in üzerinde oluşan tahribatını gösteriyor.

Fotoğrafları inceleyn bilim insanları, benzer bir göktaşının dünyaya çarpması halinde meydana gelebilecekleri tahmin etmeye çalışıyor.

Jüpiter’e bundan önce 1994 yılında Devam?n? oku »

Bilim »

[26 Haziran 2010 | Yorum yok | 275 gösterim

Afar bölgesindeki yarık Afrikada oluşan yeni okyanusOkyanusun ilk sancıları

Bilimadamları Afrika kıtasında yeni bir okyanusun doğumuna tanık olunduğunu söylüyor.

Etiyopya’da 2005 yılında açılmaya başlayan 60 kilometre uzunluğundaki yarık bu zamandan beri yavaş yavaş genişliyor.

Araştırmacılar, ileride Afrika kıtasının bu noktada ikiye bölüneceğini düşünüyor.

Ama bu sürecin yaklaşık 10 milyon yıl alacağı tahmin ediliyor.

Jeologlar, Etiyopya’nın ücra bir köşesinde yer alan Afar bölgesinde gözlemledikleri karşısında hayrete düştüklerini gizlemiyorlar.

Gezegendeki değişimi genellikle milyonlarca yıla yayarak inceleyen bilimadamları, Afar bölgesinde beş yıl gibi kısa bir süre içerisinde tanık oldukları sürecin inanılmaz bir hızda ve gözlerinin önünde gerçekleştiğini söylüyor. Devam?n? oku »

Bilim »

[25 Haziran 2010 | Yorum yok | 465 gösterim

Son yıllarda bulunan geçiş formlarına ait fosiller, balıkların evrimleşerek karaya geçişlerinin 380 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösteriyor.

Devam?n? oku »